Ayrıntılı ultrason ile her anomali kesin saptanır mı

AYRINTILI (DETAYLI) ULTRASON
İKİNCİ DÜZEY (İLERİ DÜZEY) ULTRASONOGRAFİ
Ayrıntılı ultrasonografi veya detaylı ultrasonografi veya ileri düzey (ikinci düzey) ultrasonografi aynı anlamdadır.
3 boyutlu ultrasonografi veya 4 boyutlu ultrasonografi bunlarla aynı anlama gelmez ancak halk arasında çoğunlukla aynı sanılır. Ayrıntılı ultrasonografi sırasında aileye bebeğin yüzü, elleri, ayakları 4 boyutlu olarak gösterilebilir ancak ayrıntılı ultrasonografi esas olarak 2 boyutlu olarak yapılır. Ayrıntılı ultrasonografide önemli olan ultrason cihazının 3 veya 4 boyutlu olması değildir, hatta 3-4 boyutlu olmasa da olur. Ayrıntılı ultrasonografide önemli olan bu konuda deneyimli bir uzmanın (genellikle perinatoloji, kadın doğum uzmanı veya radyoloji uzmanı) değerlendirmesidir.

Normal gebelik takibinde kadın doğum uzmanları tarafından 17-22 haftalar arasında fetal anomali taraması yapılır. Fetal anomali taraması (birinci düzey ultrasonografi) normal, risksiz her gebelikte bebekte bir doğumsal kusur (anomali) varlığını araştırmak amacıyla yapılır. Fetal anomali taramasında bir risk veya şüphe saptandığında ayrıntılı inceleme için hasta detaylı (ikinci düzey) ultrasonografi incelemesine sevk edilir. Burada perinatoloji uzmanı tekrar inceler ve aileye bebeğin durumu hakkında ayrıntılı bilgi verir.

Detaylı ultrasonografi 17-23 haftalar arasında uygulanabilir ancak sıklıkla 17.-18. haftalarda uygulanır. İnceleme yaklaşık 20-30 dakika sürer. Bazen bir şüphe varlığında 3-4 hafta sonra tekrar ultrasonografi yapılır ancak bir şüphe veya risk saptanmamışsa normalde gebelikte 1 kere yapılır, tekrar yapılmaz.

Ayrıntılı ultrasonografide bebeğin kafa içerisi, beyin, omurga (belde açıklık), göğüs içerisi, kalp, karın organları, mide, barsak, böbrekler, kollar- bacaklar (el ve ayaklarda içe-dışa dönüklük), parmaklar (eksiklik-fazlalık), yüz, (yarık damak-dudak) vb. her organı ayrıntılı olarak incelenir. Ayrıca bebeğin suyu, plasenta (bebeğin eşi) değerlendirilir.

Detaylı ikinci düzey ultrasonografi sıklıkla 17-18 haftalarda yapılır, bu haftalar kalbi değerlendirmek için erkendir, çok iyi değerlendirilemez. Gerekli ise daha ileri 21-22 haftalarda kalp fetal ekokardiyografi ile en net şekilde değerlendirilir.

Ayrıntılı ultrason ile her anomali kesin saptanır mı?
Ayrıntılı ultrasonografi en iyi merkezlerde en tecrübeli uzmanlar tarafından yapılsa bile asla bebekteki anomalileri %100 saptayamaz. Ortalama %70 civarında anomaliler saptanabilir. Çünkü bazı anomaliler ultrasonda saptanacak belirtiler vermez, bazı anomaliler ultrason yapıldıktan sonra daha ileri aylarda gelişir.
Normalde bütün gebeliklerin yaklaşık %2-3 kadarında anomali (doğumsal kusur) vardır.
Tek yumurta ikizlerinde ve akraba evliliklerinde bu oran artar %4-5 olur.

Tekrar belirtmek de fayda var: 3 boyutlu veya 4 boyutlu ultrasonografinin ayrıntılı fetal değerlendirme de bir önemi yoktur. Bunlar sadece bebeğin yüzünü, elini, ayağını aileye göstermek de faydalıdır, organlardaki anomalileri saptamakta avantaj sağlamaz. Ayrıntılı değerlendirmede fetusta gelişim bozukluklarını saptamada normal 2 boyutlu ultrason incelemesi kullanılır. Sadece 3-4 boyutlu ultrason yapılması bebeğinizin ayrıntılı olarak incelendiği anlamına gelmez. Normal gebelik takibi süresince rutin olarak 3-4 boyutlu ultrason incelemesi gerekmez.

Doğum indüksiyonu her doğum için uygulanabilecek bir yöntem değildir

Suni sancıya başlamadan önce dikkat edilmesi gerekenler:
Doğum indüksiyonu her doğum için uygulanabilecek bir yöntem değildir. Annenin ve bebeğin çeşitli faktörler açısından doğum indüksiyonuna uygunluğu ve gereksinim varlığı açısından değerlendirilmesi gerekir. Bunlar:
– Fetal iyilik hali: NST, ultrasonografi, doppler, biyofizik profil gibi bebeğin iyilik halini ve kalp atışlarını değerlendiren yöntemler uygulanarak bebeğin durumunun suni sancı almaya uygun olup olmadığı değerlendirilir.
– Annenin daha önceden geçirdiği rahim ameliyatı gibi durumlar suni sancı almasına engel teşkil edebilir. Daha önce sezaryen geçirenlere suni sancı uygulanmaz.
– Annenin rahim kasılmaları yani kontraksiyonlar kardiyotokograf aletiyle karına başlanan problarla ölçülür ve annenin kendi kasılmaları, sancıları yeterli düzeyde ise ek olarak suni sancı uygulanmaz.
– Rahim ağzının yani serviksin durumu suni sancı uygulanması için uygun değilse suni sancıya başlanılmaz. Öncelikle rahim ağzını uygun hale getirmek için başka metodlar uygulanabilir. Bishop skoru 4 ve altında ise suni sancı sıklıkla başarısız olur.
– Gebelik haftası doğum için erkense ve bebeğin yeterince akciğer gelişimine vb. ulaşmadığı düşünülüyorsa suni sancı uygulanmaz. Ancak mutlaka doğum gerektirecek bazı hallerde uygulanabilir.

Suni sancı ile doğum ağrıları daha fazla mı olur

DOĞUMDA SUNİ SANCI NASIL VERİLİR?
Oksitosin ile doğum indüksiyonu:
Normal doğumda indüksiyon yani halk arasıdaki yaygın kullanılan ismi ile suni sancı için ülkemizde ve dünyada en çok kullanılan yöntem oksitosin yöntemidir. Oksitosin normalde de kadın vücudunda beyinde salgılanan bir hormondur ve rahim kasılmalarını sağlar. Suni sancı uygulanmayan doğumlarda da annenin rahim kasılmalarını ve doğumun ilerlemesini sağlayan hormon beyindeki hipofiz bölgesinden salgılanan oksitosin hormonudur.

Oksitosin suni sancı amacıyla nasıl verilir?
En yaygın kullanım şekli serum içerisine katılarak annenin kolundaki bir damar yolundan intravenöz infizyon şeklinde verilmesidir. Oksitosin verilirken serumun ilerleme hızı önemlidir, bu hız serum setinde bulunan küçük aparatlarla veya elektronik pompa aletleriyle ayarlanarak dakikada belli bir miktarda oksitosin gidecek şekilde uygulanır. Bazı durumlarda doğumun en başından itibaren uygulanırken bazı durumlarda doğumun herhangi bir aşamsında uygulanmaya başlayabilir. Her zaman doğumun sonuna kadar uygulama sürmeyebilir, bebek kalp atımındaki değişikliklere göre veya annenin rahim kasılmalarının fazla olduğu hallerde serum durdurulur.

Suni sancı ile doğum ağrıları daha fazla mı olur?
Bu her anne adayının ağrı algılama eşiğine göre değişebilen bir kavramdır. Bazı anne adayları suni sancı aldığı halde çok ağrı hissetmezken, bazı anneler suni sancı almadığı halde daha fazla ağrı hissedebilir veya tam tersi olabilir. Suni sancı ile verilen oksitosin ilacı annenin kendi vücudunda üretilen oksitosin hormonunun aynısıdır. Ağrısız doğum (epidural anestezi) uygulanmışsa suni sancı olsa da olmasa da anne doğum ağrılarını hissetmez.

Diğer doğum indüksiyonu yöntemleri:
Oksitosin dışında rahim kasılmalarını uyarmak ve rahim ağzının yumuşamasını, incelmesini, açılmasını sağlamak amacıyla nadiren kullanılan bazı yöntemler vardır. Bunlar:
– Amniyotomi: Bebeğin su kesesinin açılması. Doğumun hızlanması için yaygın olarak uygulanan bir yöntemdir.
– Membran stripping: Rahim ağzında zarların parmakla sıyrılması da yaygın kullanılan bir yöntemdir.
– Prostaglandin E1 (misoprostol) ve E2 (dinoproston): İlaçla uygulanan yöntemler arasında günümüzde oksitosinden sonra en sık uygulanan bunlardır. Ağızdan veya vajina içerisine koyularak uygulanırlar. Tablet, jel veya ovül formları mevcuttur.

Günümüzde hemen hemen hiç uygulanmayan yöntemler:
– Balon kateter
– Ekstraamniyotik salin infüzyonu
– Laminarya
– Sentetik ozmatik dilatörler
– Mifepristone (RU-486)
– Relaksin
– Nitrik oksit
– Meme başı uyarısı: Annein her iki meme başının elle dokunularak uyarılması beyinde posterior hipofiz bölgesinde oksitosin hormonu salgılanmasını sağlar, bu sayede rahim kasılmaları gerçekleşir. Günümüzde kullanılan bir yöntem değildir.